COP31 öncesinde gençlerin iklim eylemine ilişkin öncelik ve beklentileri ODTÜ’de masaya yatırıldı. İklim alanında çalışan genç liderler, araştırmacılar, politika yapıcılar ve uluslararası kuruluşların temsilcileri, 14 Eylül’de ODTÜ’de düzenlenen “COPilot the Future: COP31’e Giderken Gençlik Zirvesi” için bir araya geldi. ODTÜ, COP31 Başkanlığı ve Birleşmiş Milletler Türkiye iş birliğiyle gerçekleştirilen Zirvede, gençlerin iklim politikalarının şekillendirilmesi ve hayata geçirilmesindeki rolü ele alındı.
Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek COP31’e iki aydan kısa bir süre kala düzenlenen Zirve, gençlerin görüşlerinin COP31 sürecine doğrudan taşınabileceği bir buluşma noktası oluşturdu. Gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda gençlerin öncelik ve beklentileri paylaşılırken, bu görüşlerin somut iklim eylemine ve COP31 gündemine nasıl yansıtılabileceği tartışıldı.
Zirvenin açılışında, gençlerin iklim karar alma süreçlerinde yalnızca temsil edilen bir grup olarak değil, kararların şekillenmesine ve uygulanmasına katkı sunan paydaşlar olarak yer almasının önemi vurgulandı. ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ender Ciğeroğlu, açılış konuşmasında kurumların gençler adına konuşmak yerine, gençlerin kendi seslerini duyurabilecekleri ve karar alma süreçlerine doğrudan katılabilecekleri ortamları oluşturması gerektiğine dikkat çekti.
Bu yaklaşım, Zirvenin açılış oturumundaki diğer konuşmalara da yön verdi. ODTÜ Doktora Araştırmacısı ve İklim Elçisi Betül Bitir Soylu, COP31 gündeminin yalnızca teknik çözümler üzerinden ele alınamayacağını belirterek iklim eyleminin temelinde insan hakları, eşitlik ve barış gibi ortak değerlerin bulunduğunu ifade etti.
COP31 Başkanlığı Gençlik İklim Şampiyonu Sally Higgins de gençlerin iklim eyleminin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. COP31’in, gençleri iklim eyleminde daha güçlü bir ortak olarak konumlandırmak için önemli bir fırsat sunduğunu belirten Higgins, gençlerin uygulama süreçlerine en başından itibaren dahil edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Gençlerin yalnızca geleceğin değil, bugünün iklim eyleminin de aktörleri olduğu mesajı, Dr. Kilaparti Ramakrishna tarafından da vurgulandı:
“Gençler bugün alınan iklim kararlarının pasif yararlanıcıları değil; sahada eylemi hayata geçirecek kritik eş pilotlardır.”
Bu ortak vurgu, Zirvenin tartışmasını gençlerin karar alma süreçlerinde nasıl daha etkin yer alabileceği sorusundan, bunun için gerekli mekanizmaların nasıl kurulabileceğine taşıdı. Özlem Aksoy’un ifadesiyle, “Bugün iklimle mücadeleye giden yolda gençlerle beraber bir köprü kurduk.”
Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi ise bu yaklaşımın temelinde gençlerin yerine konuşmak değil, onların kendi seslerini duyurabilecekleri alanları güçlendirmek olduğunu belirtti.
İklim krizine bütüncül bir bakış
Gençlerin karar alma süreçlerine katılımının yanı sıra, Zirvede iklim krizinin farklı alanlarda yarattığı birbirine bağlı etkiler de ele alındı. Bu kapsamda öne çıkan başlıklardan biri, Su-Enerji-Gıda-Ekosistemler (WEFE) Nexus yaklaşımı oldu.
ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü ve ODTÜ İklim Merkezi Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu’nun moderatörlüğündeki panelde ODTÜ, GÜNAM, UNICEF ve Dünya Gıda Programı’ndan uzmanlar bir araya geldi.
Panelde iklim değişikliğinin su, enerji, gıda ve ekosistemler üzerindeki birbirine bağlı etkileri ve bu alanlarda birlikte hareket edilmesini gerektiren çözüm yaklaşımları ele alındı. Tarımsal üretim ile güneş enerjisi üretimini aynı alanda buluşturan agrivoltaik sistemler gibi teknolojik gelişmelerin yanı sıra, iklim kaynaklı birbirini tetikleyen risklere karşı kırılgan toplulukların dayanıklılığını artırmaya yönelik çok sektörlü yaklaşımlar değerlendirildi.
Böylece Zirvenin gençlik katılımına odaklanan ilk bölümünde ortaya konan “birlikte hareket etme” çağrısı, iklim eyleminin farklı sektörleri ve uzmanlık alanlarını bir araya getiren boyutuyla da ele alındı.
Gençlerin öncelikleri COP31’e taşındı
Zirvenin önemli bölümlerinden biri de COP31’de Gençlerin Erişimi ve Eylemi Üzerine Etkileşimli Diyalog oldu. Oturumda genç katılımcılar deneyimlerini, önceliklerini ve COP31’den beklentilerini doğrudan paylaştı. Yüz yüze ve çevrim içi katılımcıların dijital araçlar üzerinden ilettiği görüşler böylece gençlerin önceliklerini somut bir belgeye dönüştüren son bölüme taşındı.
Zirvenin sonunda, genç delegelerin katkılarıyla hazırlanan Gençlik Bildirisi (Youth Communiqué) sunuldu. Bildiri, COP31 Başkanlığı Gençlik İklim Şampiyonu Sally Higgins, ODTÜ İklim Elçisi Özlem Deniz Peri ve Pasifik Adaları Delegesi Antoni Soalablai’nin katkılarıyla hazırlandı.
Gençlik Bildirisi, iklim eyleminin hızlandırılması, genç araştırmacıların hükümet delegasyonlarında daha güçlü biçimde yer alması ve ülkeler arası araştırma iş birliklerinin desteklenmesi gibi öncelikleri ortaya koyuyor.
COPilot the Future Gençlik Zirvesi, gençlerin iklim gündemindeki rolünü yalnızca katılım ve temsil üzerinden değil, kararların hayata geçirilmesi ve sahadaki iklim eyleminin bir parçası olarak ele aldı. Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlandığı bu süreçte Zirve, iklim bilimi, politika ve gençlik katılımı arasında daha güçlü bağlar kurulması için önemli bir buluşma noktası oluşturdu.
Etkinlik kaydını izlemek için tıklayınız.




